top of page

İnsanın Fabrika Ayarları -1- Sinan Canan

  • Yazarın fotoğrafı: HBDivarcı
    HBDivarcı
  • 3 Şub
  • 2 dakikada okunur

''Eğer bile bile gücünüzün yettiğinden daha azı olmayı planlıyorsanız sizi uyarıyorum: Hayatınızın geri kalan

kısmında mutsuz olacaksınız. Kendi yeteneklerinizden ve imkânlarınızdan kaçıyor olacaksınız...'' -Abraham Maslow


''Şikayet ettiğiniz sıradan hayatınız, belki bir başkasının hayalidir.''



İnsan; yetinemeyen tatmin olamayan bir canlıdır. Bu onun ana kurgusunun temel taşlarından biridir. Karnı tok, güvende ve sağlıklı olduğunda yerinde pek duramaz ve sıklıkla yeni arayışlara girer. Sorgulamaya, yapılmamışı yapmanın yollarına kafa yormaya başlar. Riskler alır. Dener, yanılır, tekrar dener ve elinde olmadan hem dünyayı hem de kendini adım adım değiştirir.


Elimizdeki imkânlar ne kadar büyük olursa olsun gerek maddi gerekse manevi imkânlarımızı genişletme konusunda devamlı bir hareket ihtiyacı hissederiz. Çoğu insansa bu hissi duyamacak kadar meşgul hayatlar sürdürür. Hatta bazısı doğrudan bunu tercih eder ki içinde bulunduğu o zengin rutini kırıp ne kendi rahatını ne de başkasının rahatını kaçırmasın.


Sürekli çalışırız, sürekli başarılı olmaya uğraşırız; hedefini dahi bilmediğimiz bir akıntıda diğerleriyle uyum içinde akıp giderken ''kim olduğumuzu'' ve '' ne yapmak için burada bulunduğumuzu'' sormaya fırsat bile bulamayabiliriz.


Medeni insan bütün bir ömür boyu ''koşturulur''. Her dönem bir şeylerin peşinden koşmak zorunda bırakılır. Çocukluk döneminden itibaren, hatta bazen oyun ve keşifle geçmesi gereken o dönemlerde bile, adına ''başarı'' dediğimiz bir şeyleri yakalamak için çabalaması, koşturması beklenir. Başarı kimsenin ne olduğunu bilmediği, tanımı istediğiniz gibi değişebilen ve adeta herkesin tüm ömrü boyunca peşinde koşması gereken bir ''şey''dir.


''Başarı''nın kisvesi sayısızdır. Medeni insan sürekli bunların peşinde koşmalıdır; koşmazsa kendini ''suçlu'' hissetmelidir. Koşmalıdır çünkü herkes benzer şeylerinde peşinde koşmaktadır. Peşinde olunan bu başarıların hemen hepsinin ortak özelliği şudur: Elde ettiğinizde, oraya ulaştığınızda, yani ''başardığınızda'' genellikle ağzınızda sası bir tat kalır. Bu tip ''başarı''lar ilk etapta bizi mutlu ediyor gibi gözükse de kısa bir zaman sonra, hatta bazen daha tadına varamadan, içimizde bir boşluk hissi oluşur. O ''başarı''nın, ulaşmak uğruna feda ettiğimiz şeylere değmediğini hemen fark ederiz.

Hemen her zaman ''peşinde koştuğum şey bu muymuş?'' hissiyatı baskın gelir. Evet, bu tip ''başarı''ların ortak kaderi içsel bir boşluk ve hayal kırıklığıdır.

 
 
 

Yorumlar


Abonelik Formu

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

05397214750

©2020, hbdivarci tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page